Aziz Stefan Katedrali’nin Kulesinde Ay-Yıldızın İşi Neydi?


Viyana’nın en dikkat çekici mimarî yapısı hiç şüphesiz Aziz Stefan Katedrali’dir. Şehrin tam merkezinde bulunan bu katedral Gotik sanatın anıtsal bir ifadesidir ve tarihi 12. yüzyıl’a kadar uzanır. Katedralin iki kulesi vardır ancak uzunlukları birbirinden farklı olduğu için uzaktan bakıldığında göze ilkin 136 metrelik güney kulesi çarpar. Kuzey kulesinin inşaatı ise 1511’de 68 metreye ulaşıldıktan sonra durdurulmuştur. Katedralin kuzey kulesinin yarım bırakılmasının bir sonucu olarak, güney kulesi tarih boyunca hem dinî hem de siyasî bir sembol haline dönüşmüştür. İnşası 1433 yılında tamamlanmış olan güney kulesi, Avrupa’da o güne dek yapılmış olan en yüksek yapıydı. Bu kule, bir zamanlar zirvesine yerleştirilmiş ay-yıldız alemden dolayı bizim tarihimiz adına da büyük bir önemi haizdir.

Stephansdom-Tit-klein1
Aziz Stefan Katedrali’nin 136 metrelik güney kulesinin inşası tamamlanınca kulenin ucuna alem olarak önce çift kollu haç (Lorraine Haçı) takılmıştır. Ancak bu haçın ömrü 1514’te kuleye düşen yıldırım nedeniyle pek uzun sürmemiş ve yerine 1519 senesinde yapımı biten bir ay-yıldız yerleştirilmiştir. Neden haç değil de ay-yıldız yerleştirildiği sorusu, herkesçe farklı şekilde cevaplandırılmış. Hans Biedermann’ın Semboller Sözlüğü’nde ay-yıldızın kâinata bir remiz olduğu yazıyor fakat Viyana’daki halk arasında, özellikle Birinci Viyana Kuşatması(1529) sonrası çıkan söylentilere göre ay-yıldızın kuleye alem olarak takılması bizzat Kanunî Sultan Süleyman’ın talebiymiş. Söylentilerin kaynağı Viyanalılar mı yoksa kuşatmaya katılan Türkler mi bilinmez ancak doğruyu yansıtmadıklarını tahmin etmek zor değil. Kiliseye göre 16. yüzyıl başlarında ay-yıldız henüz Türklerle özdeşleşmiş değildi. Buna dayanak olarak, 1529’da Viyana kuşatıldığı sırada şehir halkının Türk sancaklarındaki hilâlleri görünce çok şaşırdığı zikrediliyor. Hatta hilâl sembolünün Türk sancaklarına Yavuz Sultan Selim devrinde yerleştirildiği gibi bir iddiaları var. Yani Viyanalılara kalırsa ay-yıldız Türklere ait bir sembol değilmiş. Onlara göre, alemdeki yıldız Papalığa, hilâl de Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu’na remizdir; Türklerle hiçbir ilgisi yoktur.

IMG_6139
Viyana Şehir Müzesi’nde sergilenen bu devasa ay-yıldızın akıbeti de kulenin tepesine yerleştiriliş hikâyesi kadar ilginç. 1682 yılı sonlarında Türklerin Viyana’yı tekrar kuşatacağı belli olunca İmparator I. Leopold eğer Tanrı Viyana’yı bu büyük Türk belâsından muhafaza ederse kulenin alemini haç ile değiştireceğine dair ant içmiş. Fakat kule alemi İkinci Viyana Kuşatması sona erince değil, üç sene sonra, yani Budin’in 1686 yılında Türklerden geri alınmasıyla 14 Eylül’de indirilmiş ve yerine çift kollu haç takılmış. Neticede bu ay-yıldız 167 sene boyunca (1519-1686) kule alemi olarak kalmış ve orjinali sekiz kollu olan yıldızın iki uzun kolu eritilerek ay-yıldızın yerine konulacak haçın dökümünde kullanılmış.

IMG_6162
Viyana’daki ay-yıldızın hikâyesi burada bitmiyor. Peki hilâlin üzerine kazınmış olan ve ilk görüşte dikkati çeken müstehcen el hareketiyle ne anlatılmak isteniyordu? 14 Eylül 1686’da ay-yıldız kuleden indirildikten hemen sonra bakır oyma ustası Johann Martin Lerch’e resmettirilen el hareketi ve Latince olarak kaydedilmiş “Süleyman’ın anısına” (“Haec Solymanne Memoria tua”) ifadesiyle birlikte 1529, yani Birinci Viyana Kuşatmaşı’nın tarihi düşülmüş. Resmedilen el hareketinin herkesçe bilinen mânâsını izah etmeye lüzum yok. Ancak bu hareket bildiğimizin dışında ikinci bir anlam daha taşıyor ki bu da esasen büyüden, sihirden, kem gözden, şeytanın ve kötü insanların şerrinden emin olunmayı ifade ediyor. Yani hareket bir nevi cevşen yahut nazarlık işlevi görüyor. Ay-yıldızın üzerine bu şekilde resmedilmesi Kanunî ve askerlerinin şerrinden muhafaza olunduğunu anlatıyor. Hülasa şu denilmek isteniyordu: “Süleyman, sen bizim şehrimiz olan Viyana’yı alamadın, Tanrı’nın izni ve yardımıyla biz senden senin bizden aldığın yeri, yani Budin’i geri aldık.”

IMG_6154
İlginç bir not daha aktarayım. Stephansdom’un rahiplerinden ve Stephansdom’u Koruma Derneği Genel Sekreteri Toni Faber’in 2006 yılında Stephansdom’un kendi yayın organı olan Der Dom’da şöyle bir ifadesi var: “Eğer bana farklı dinlerin bir arada yaşaması ile ilgili olarak, 1686’da Budin’in Türklerden alınması sonrası kuleden indirilmiş bu ay-yıldızın üzerine resmedilen müstehcen el işaretini nasıl değerlendirmek gerekir diye sorulursa, kesinlikle kilisenin bugün savunduğu değerlere terstir diye cevaplarım.” Toni Faber konuyla ilgili şöyle devam ediyor: “Doğru olan şey, dönüp tarihe bakmak ve yaptığınız yanlışlardan ders çıkarmaktır.” Sonuç olarak resmî bir ağız, açıkça ay-yıldızın üzerindeki hareketin Türklere karşı bir küfür ifadesi olduğunu itiraf ediyor.

alt_pr
Osmanlı-Avusturya arasındaki hem siyasî hem de toplumsal münasebetleri anlamak için Viyana’daki Türk izlerine dikkatlice bakmak büyük bir önem arz ediyor. Böylelikle, yüzyıllar boyu mücadele ettiğimiz Almanların bize karşı bakışlarını daha sağlıklı bir biçimde analiz edebiliriz. Şunu unutmayalım: Avrupa’nın bize bakan toplumsal tarihini incelemeden kendimize dair yazdığımız tüm tarih metinleri anlam bakımından eksik ve gediklerle malul olacaktır.

Reklamlar

Aziz Stefan Katedrali’nin Kulesinde Ay-Yıldızın İşi Neydi?” üzerine 4 yorum

  1. Viyana Sanat Tarihi Müzesi’nde dün yaptığım gezide müzenin sanat tarihçisi rehberi, aynı işareti yapan birinin olduğu yağlıboya resmi anlatırken sözünü ettiğiniz ikinci anlama da değindi. “Kem göze karşı, iyi şans getiren bir hareket aynı zamanda ama kabul etmek lazım ki, edepsiz anlamı nedeniyle bu resimde kullanılmış olması daha büyük ihtimal” dedi.

    • Teşekkürler.. Ancak işaretin sizin açıkladığınız türdeki anlamı ne yazık ki gene yanlış kalmış.. zira bu işaretin ikinci bir anlamı yok.. tek bir anlamı var, o da müstehcen olanı.. “Die Daumen drücken” (ki siz ikinci anlam olarak bundan söz ediyorsunuz..) yukarıda anlatmaya çalıştığım şekilde gösterilir. İsterseniz aynı deyimi Google’a yazın ve çıkan resimlere bakın.. Yazının “Derin Tarih”e gitmesine gelince: onu da pek sanmıyorum, çünkü daha bir hafta önce Facebook’ta linkleri ibadullah dolaşım halindeydi, ben de oradan buldum zaten.. Neyse.. bu konu sizin için önemli olmayabilir, fakat bunca emek verip hazırlamışsınız, sağ olasınız! Ama gene de, sorsanız herkesin bildiği bir şeyi yanlış olarak göstermenize bir yurttaşınız olarak gönlüm elvermedi. Selamlar!

  2. Geri bildirim: Kanuni’ye yapılan el hareketinin hikayesi | Dış Türkler

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s