Vatikan Müzeleri

Fotoğraf: Musab Kaya Dünyanın en küçük ülkesi olan Vatikan ortalama bir mahallenin kaplayacağı bir alana yayılır ancak görülmeye değer yerlerin oranı bu ölçüyü fazlaca aşar. Vatikan içindeki bu değerli mekânların en büyüğü ise şüphesiz Vatikan Müzeleri’dir. Vatikan Müzeleri için en veciz şekliyle Batı uygarlığının küçük ölçekli bir örneği olan 7 km uzunluğundaki odalar ve galeriler…

Trafalgar Deniz Muharebesi’nin Napolyon Savaşları’ndaki Yeri ve Avrupa Siyasetinde Bıraktığı İzler

Genel bir çerçeve ile tarihçiler, 17. yüzyılın ortalarından 1815 yılına kadar, Fransa’nın Avrupa devletleri arasında en büyük güce sahip olduğu konusunda ittifak ederler. Bu tarihsel süreç içerisinde, III. William’ın 1689’da kraliyet tacını giymesiyle değişim emareleri gösteren dış politikasıyla bağlantılı olarak İngiltere,[1] Fransa’nın en önemli rakibi haline dönüşmüştür.[2] Sonrasında İngiltere ile Fransa yedi kez  karşı karşıya…

Yavuz Sultan Selim’in Emriyle Hazırlanan İbn Arabî Müdafaası

Tarihte kendisi hakkında birbirine en zıt görüşler ortaya sunulan kişiler velîlerdir. Bu mânâda örnek olarak ilk akla gelen isimlerden birisi de şüphesiz Hz. Muhyiddîn İbn Arabî’dir. Hiç kimse tasavvufî konulara dâir fikirlerini İbn Arabî kadar etkili ve sistemli ortaya koymamıştır. Bundan dolayıdır ki, onun görüşleri bütün irfân mekteplerine sirâyet etmiştir. Kendisinden sonra tasavvufun nüfuz etmediği…

Kimlik Kartımız: Süleymaniye Kütüphanesi

Soğuk bir Viyana sabahında Süleymaniye Kütüphanesi Müdürü Emir Eş ile Viyana Ulusal Kütüphanesi’nin en müstesna bölümlerini gezerken, kütüphanelerin nitelik ve nicelik ilişkisini muhabbet konusu edinmiştik. Kendisi, esasen kıymetli olanın matbu değil, yazma eser sayısının olduğunu anlatmaya çalışırken; bir hikâyecik aktarmıştı: Berlin Kütüphanesi’nden bir ekip ziyaret için Süleymaniye Kütüphanesi’ne gelir. Ziyaretçiler edeben hassasiyetle ağırlanırlarken Berlin Kütüphanesi’nin…

Sultanahmet ve Süleymaniye’nin Tek Minaresi Olsaydı? -Kadızâde-Sivasî Mücadelesi Üzerine-

1582 senesinde Balıkesir’de bir çocuk doğar. Mehmed adını alan bu çocuk, babası kadı olduğu için sonraları Kadızâde ismiyle meşhur olacaktır. Tarih onu, Osmanlı’nın otorite zaafları yaşamaya başladığı dönemlerde, yani 17. yüzyılda patlak veren sosyal hadiselerin en tanınmış simaları arasına yerleştirecektir. Çok ciddi boyutlara varacak olan bunalımlar zincirinin belki de ilk halkası: Kadızâdeliler Hareketi. 17. yüzyıl…

Aliya’nın Konuşmalarına Yansıyan Ahlâkî Yönü

“İyilik ve adalet tüm zorluklara rağmen mağlup edilemez.” Sezai Karakoç’un Akif’e dair düşüncelerini kaleme alırken ortaya koyduğu bir tespit vardır. Ona göre büyük insanların ölümleri bir bakıma onların doğumudur. Çektikleri çile bir ömür süren bir doğum sancısıdır ve onlar öldüklerinde tam olarak doğmuş olurlar. Aliya İzzetbegoviç ve eserleri ile tanışan birinin bu tespitin Aliya’da da…

Üsküplü Bir Muhallebici

„Bir kimsenin noksanını söylemekle o şuur teşekkül etmiyor ki efendim. O şuur, önce tefekkürde teşekkül edecektir.” Ağustos’un başlarıydı. Bu ayın kendine has sıcağının henüz hissedilmediği bir sabah vaktinde Gemlik Körfezi’ni genişçe gören bir mekânda elimdeki birkaç gazeteyi karıştırıyordum. Marmara çarşaf gibi olmasa da oldukça durgundu. Balkon kapısı rüzgarın etkisiyle kendi kendine bir açılıp bir kapanıyordu…